Günün ilk saatlerinde onlarca başlıkla karşılaşmak artık olağan. Sorun bilgiye erişememek değil; neyin gerçekten dikkatimizi hak ettiğini ayırmak. Hiposta’nın yaklaşımı tam burada başlıyor: daha fazla başlık değil, daha iyi seçilmiş bağlam.

Gündemi takip etmenin eski modeli, ne kadar çok kaynak tüketirsek o kadar bilgili olacağımız varsayımına dayanıyordu. Oysa sürekli yenilenen akışlar çoğu zaman bilgiyi çoğaltırken anlamı azaltıyor. Bir gelişmenin neden önemli olduğunu, kimin hayatını etkilediğini ve bir sonraki adımda neye bakılması gerektiğini söylemeyen başlıklar zihinde kısa süreli bir gürültü bırakıyor.

Daha iyi bir gündem alışkanlığı, önce seçicilikle başlıyor. Her gelişmenin aynı ağırlıkta olmadığını kabul etmek; gündemin gerçekten yön değiştirdiği anlarla yalnızca konuşulma hacmi yüksek olan başlıkları ayırmak gerekiyor. Bu nedenle iyi bir günlük bülten, haber listesinden çok bir editör masası gibi çalışmalı.

Hiposta’da amaç, günün ritmini bozmayacak kadar kısa ama karar verirken veya sohbet ederken işe yarayacak kadar bağlamlı bir akış kurmak. Birkaç dakikada okunabilen seçki, okurun gün boyunca tekrar tekrar akış yenileme ihtiyacını azaltıyorsa görevini yapmış demektir.